Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin ev sahipliğinde Kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 Zirvesi öncesinde, Trabzon'da 17 farklı ülkeden gelen basın mensuplarıyla bir araya geldi. Küresel iklim krizinin artık sadece bir çevre sorunu değil, enerji, tarım ve ekonomi gibi hayatın her alanına dokunan temel bir mesele haline geldiğini belirten Kurum, iklim diplomasisinde artık sözden ziyade eyleme geçilmesi gereken bir döneme girildiğini ifade etti. Bakan Kurum, Türkiye'nin bu süreçteki tarafsız ve güven veren duruşuyla, küresel iklim mücadelesinde bir köprü görevi üstlendiğini vurguladı.
İklim diplomasisinde yeni dönem: Sözden eyleme geçiş
Küresel jeopolitik gerilimlerin, enerji güvenliği sorunlarının ve tedarik zincirindeki kırılganlıkların iklim değişikliğiyle mücadeleyi zorlaştırdığına dikkat çeken Kurum, Antalya'daki zirvenin bir uygulama COP'u olacağını belirtti. İklim değişikliğinin etkilerinin artık günlük hayatta daha görünür hale geldiğini söyleyen Bakan, hedeflerin projeye, projelerin ise finansmanla buluşturularak somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Bu kapsamda, denizlerin korunması ve kıyı dirençliliği gibi alanlarda uluslararası iş birliklerini güçlendireceklerini, özellikle gelişmekte olan ülkelerin teknoloji ve finansmana erişimini kolaylaştıracak mekanizmalar üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.
Dev şirketler iklim mücadelesinde hükümetlerden daha kararlı
ABD'nin iklim politikalarındaki değişken tutumuna ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Kurum, hükümetlerin geri adım atabileceğini ancak Amerika'nın ekonomisine yön veren dev şirketlerin farklı bir noktada durduğunu belirtti. Google, Apple ve Amazon gibi küresel ölçekteki firmaların temsilcileriyle görüştüğünü aktaran Kurum, bu şirketlerin COP31 sürecinde aktif rol almak istediklerini ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi bir zorunluluk olarak gördüklerini ifade etti. Bakan, Amerika'nın bugün farklı, yarın farklı düşünebileceğini ancak özel sektörün ve toplumun taleplerinin bu dönüşümü kaçınılmaz kıldığını vurgulayarak, Çin ve Rusya gibi ülkelerle de iklim değişikliği konusunda ortak mutabakat arayışlarının sürdüğünü ekledi.
Finansman ve uygulama mekanizmasıyla somut sonuçlar hedefi
İklim değişikliğiyle mücadele için gereken finansman miktarının 7.5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Kurum, mevcut 1.7 trilyon dolarlık kaynağın yetersizliğine dikkat çekti. Türkiye'nin bu noktada daha verimli bir sistem kurmak için New York'ta 6 pilot ülkeyi açıklayacağını belirten Bakan, hibe destekleri ve proje geliştirme mekanizmalarıyla daha az parayla daha çok netice almayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin dış politikadaki arabulucu kimliğini iklim zirvesine de taşıyacaklarını belirten Kurum, denizlerin geleceğinin insanlığın geleceği olduğunu vurgulayarak, Antalya'da oluşturulacak ortak iradenin dünyanın farklı kıyılarına taşınacağını sözlerine ekledi.