Antalya, 9-20 Kasım tarihleri arasında dünya siyasetinin ve çevre diplomasisinin kalbinin attığı devasa bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında, 85’in üzerinde devlet ve hükümet başkanının yanı sıra 80 bine yakın katılımcının şehre gelmesi bekleniyor. EXPO 2016 alanında kurulan 111 hektarlık devasa yerleşke, genel kurul salonlarından medya merkezlerine kadar her detayıyla hazır hale getirildi. Ancak bu dev organizasyonun en dikkat çekici yapılarından biri, zirve bittikten sonra çok daha anlamlı bir amaca hizmet etmek üzere kurgulandı.
Sembolik yapıdan kalıcı hizmete
Antalya Valisi Hulusi Şahin, şehrin ev sahipliği yapacağı bu büyük buluşma için hazırlanan ve caretta caretta kaplumbağalarını simgeleyen özel pavilyonun, zirve sonrasında sökülerek yeni bir yaşam alanına dönüştürüleceğini açıkladı. Antalyalı iş insanlarının büyük katkılarıyla hayata geçirilen bu özgün yapı, sökülüp yeniden kurulabilme özelliği sayesinde Antalya Valiliği ek binasının bahçesine taşınacak. Vali Şahin, bu yapının artık Valilik personelinin çocukları için bir kreş ve gündüz bakımevi olarak hizmet vereceğini belirterek, projenin hem çevreci hem de sosyal bir miras bırakacağını vurguladı. Kaplumbağa temasının seçilmesinde ise Antalya sahillerinin caretta carettalar için taşıdığı hayati önemin büyük rol oynadığı ifade edildi.
Deniz ekosistemi için küresel mesaj
Pavilyon, sadece bir yapı olmanın ötesinde, Antalya’nın çevre koruma vizyonunu dünyaya anlatmak için bir platform görevi görecek. Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin’in öncülüğünde yürütülen çalışmalar, pavilyon içerisinde uluslararası konuklara detaylı bir şekilde aktarılacak. Özellikle deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına odaklanan projeler arasında, Dumansız Plaj uygulaması, akarsulara yerleştirilen çöp bariyerleri ve plastik kullanımını minimize eden içme suyu istasyonları gibi yenilikçi çözümler yer alıyor. Bu çalışmalar, sadece yerel bir başarı hikayesi olarak değil, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede örnek teşkil edebilecek uygulamalar olarak ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
Kültürel mirasın yeniden doğuşu
Organizasyon alanında yer alan bir diğer önemli nokta ise Antalya Evi oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tahsis edilen ancak uzun yıllar atıl kalarak hasar gören bu yapı, titiz bir tadilat sürecinin ardından yeniden ayağa kaldırıldı. Ebru Şahin, Antalya Evi’nin sadece bir tanıtım alanı değil, aynı zamanda şehrin zengin mutfak kültürünün ve Yörük mirasının dünyaya açılan kapısı olacağını belirtti. Dünyanın dört bir yanından gelen misafirler, bu evde Antalya’nın coğrafi işaretli ürünlerini ve yöresel lezzetlerini deneyimleme fırsatı bulacak. Geçmişin izlerini taşıyan bu mekan, modern bir iklim zirvesinin ortasında geleneksel değerleri yaşatarak, katılımcılara unutulmaz bir kültürel etkileşim ortamı sunmayı hedefliyor.