İstanbul'un yoğun temposunda inşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan 50 yaşındaki Suat Bayramoğlu için 2020 yılı, hayatının en radikal kararlarından birini aldığı dönüm noktası oldu. Pandeminin getirdiği ekonomik durgunluk ve şehir hayatının yarattığı yorgunluk, beş çocuk babası Bayramoğlu'nu köklerine, yani Kastamonu'nun Devrekani ilçesine bağlı Doğuörcünler köyüne geri dönmeye itti. Ancak bu bir emeklilik değil, aksine yepyeni ve oldukça başarılı bir girişimcilik hikayesinin başlangıcıydı. Şehirdeki dükkanını kapatıp ata topraklarına dönen Bayramoğlu, burada kaz yetiştiriciliği yapmaya karar verdi. Başlangıçta sadece 130 kaz ile yola çıkan girişimci, aradan geçen yaklaşık beş buçuk yılda bu sayıyı 600 damızlık seviyesine ulaştırarak bölgenin en dikkat çeli üreticilerinden biri haline geldi. Bugün ise yetiştirdiği kazlar, Türkiye'nin kaz üretiminde merkez kabul edilen Kars'a dahi gönderiliyor.
Şehir Hayatından Köy Yaşamına Uzanan Başarı
Bayramoğlu, İstanbul'da geçirdiği yılların ardından köy hayatının sunduğu özgürlüğü ve huzuru keşfettiğini belirtiyor. Arazilerinin ve evinin bulunduğu köyde, hayvancılık alanında ne yapabileceğini araştırırken kaz yetiştiriciliğinin hem bereketli hem de sürdürülebilir bir iş kolu olduğuna karar vermiş. Özellikle büyük gri ırkı kazlara odaklanan üretici, bu ırkın hem et verimi hem de yumurta kalitesi açısından en ideal seçenek olduğunu vurguluyor. 10,5 kilograma kadar ulaşabilen bu asil ırk, Bayramoğlu'nun çiftliğinin temelini oluşturuyor. Bin 200 yumurta kapasiteli kuluçka makineleri sayesinde üretim kapasitesini sürekli güncel tutan Bayramoğlu, sadece kaz değil, aynı zamanda civciv ve döllenmiş yumurta satışı da gerçekleştirerek geniş bir pazar ağı kurmuş durumda.
Sosyal Medya ile Büyüyen Talep Ağı
Üretimdeki başarısını dijital dünyaya da taşıyan Bayramoğlu, sosyal medya üzerinden 45 bin takipçiye ulaşarak ürünlerini Türkiye'nin her noktasına ulaştırıyor. Öyle ki, gelen talepler üretim kapasitesinin üzerine çıkmış durumda. Müşteri kitlesinin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını, Azerbaycan, Irak ve çeşitli Afrika ülkelerinden de yoğun ilgi gördüklerini ifade ediyor. Bayramoğlu, sadece kendi üretimini satmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı illerde yeni çiftliklerin kurulmasına öncülük ederek sektörel bir ekosistem oluşturulmasına da katkı sağlıyor. Bu süreçte Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimlerin desteklerini de arkasına alan girişimci, işini büyütürken kaliteyi korumayı öncelik olarak görüyor.
Çocukların Gözünden Doğal Yaşamın Keyfi
Kaz yetiştiriciliğinin zorlu bir iş gibi görünmesine rağmen aslında oldukça pratik olduğunu belirten Bayramoğlu, sistemin verimliliğine dikkat çekiyor. Günlük sadece 20 dakikalık bir çalışma ile 600 damızlığın bakımının yapılabildiğini söyleyen üretici, bu işin ailece yürütülebilen bir faaliyet olduğunu kanıtlıyor. Nitekim 10 yaşındaki kızı Elif Sare Bayramoğlu da bu sürecin en aktif parçalarından biri. Beş yaşından beri çiftlikte büyüyen Elif Sare, kazları gütmekten, onları beslemekten ve babasına yardımcı olmaktan büyük keyif aldığını dile getiriyor. Ailece yürütülen bu üretim modeli, hem ekonomik bir başarı hikayesi sunuyor hem de modern insanın doğaya dönüş arayışına dair ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Bayramoğlu, üretim hedeflerini belirlerken nicelikten ziyade niteliğe odaklandıklarını, bin civarında kazın sağlıklı ve verimli bir üretim için en ideal sayı olduğunu belirterek, sürdürülebilir tarım ve hayvancılığın önemini bir kez daha hatırlatıyor.