Gümüşhane'nin yüksek rakımlı noktalarında, özellikle 2 bin 250 metre yükseklikteki Sarıtaş Yaylası'nda, doğa kendi takvimini işlemeye başladı. Bölge halkı için sadece bir bitki türü olmayan, aynı zamanda kışın habercisi olarak kabul edilen vargit çiçekleri, sarı ve mor renkleriyle yayla yamaçlarını süslemeye başladı. Doğu Karadeniz'in kadim geleneklerinde, bu çiçeklerin açması yaylacılar için artık eşyaları toplama ve köylere dönme vaktinin geldiğinin en net işareti olarak kabul ediliyor.
Doğanın sessiz ama kesin uyarısı
Sarıtaş Yaylası'nda doğa rehberi olarak çalışmalarını sürdüren İmdat Yılmaz, bölgedeki mevsimsel döngünün bu çiçekler üzerinden okunduğunu belirtiyor. Yılmaz'a göre, bahar aylarında açan çiğdemlerin aksine, sonbaharda beliren bu tür, yayla sakinlerine artık buraları terk etmeleri gerektiğini fısıldıyor. Halk dilinde vargit olarak bilinen bu güz çiğdemleri, aslında yaklaşan kar yağışlarının ve sert kış koşullarının habercisi niteliğinde. Yılmaz, bu çiçeklerin açmasıyla birlikte yaylalardaki yaşamın sona erdiğini ve doğanın insanlara artık geri dönün mesajı verdiğini ifade ediyor.
Yüzyıllık gelenek ve yayla yaşamı
Türkiye'nin en fazla yaylaya sahip şehirlerinden biri olan Gümüşhane, bu geleneksel göç ritüelinin en yoğun yaşandığı yerlerin başında geliyor. Sarıtaş Yaylası gibi 200 ile 400 yıllık bir geçmişe sahip olan yerleşim alanlarında, yaşam döngüsü oldukça kısa ve net kurallara dayanıyor. Mayıs ayı ortasında başlayan yayla sezonu, kasım ayı gelmeden vargit çiçeklerinin uyarısıyla birlikte sona eriyor. Yaklaşık 4 veya en fazla 5 ay süren bu yayla yaşamı, kışın sert yüzünü göstermesiyle birlikte yerini sessizliğe bırakıyor. Bölge halkı, yollar kapanmadan ve kar yağışı başlamadan önce kademeli olarak alt köylere ve ilçe merkezlerine çekilerek kış hazırlıklarını tamamlıyor.
Soğuk hava dalgası zirveleri etkiledi
Bölgedeki hava sıcaklıklarının 5 dereceye kadar düşmesi, kışın ayak seslerinin sadece çiçeklerle değil, aynı zamanda hissedilir bir soğukla da geldiğini kanıtlıyor. Kaçkarlar'a düşen ilk kar taneleri, Gümüşhane'nin yüksek kesimlerindeki dağları da doğrudan etkiledi. 3 bin 82 metre yüksekliğindeki Deveboynu Dağı ve 2 bin 680 rakımlı Karakaban Dağı çevresinde hissedilen bu soğuk hava dalgası, yaylacıların göç planlarını hızlandırması için bir diğer önemli etken oldu. Uzmanlar ve bölgeyi yakından tanıyan rehberler, kar yağışının yolları kapatma riski göz önüne alındığında, yaylalardan ayrılma sürecinin geciktirilmemesi gerektiği konusunda uyarılarını yineliyor. Gümüşhane'nin kayıtlı 430 yaylasından biri olan Sarıtaş'ta, vargit çiçeklerinin açmasıyla başlayan bu doğal süreç, bölge insanının doğayla olan uyumunu ve yüzyıllardır süregelen yaşam biçimini bir kez daha gözler önüne seriyor.