Sinemanın birleştirici gücünü herkes için eşit bir deneyime dönüştürmeyi hedefleyen 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl oldukça anlamlı bir iş birliğine imza atıyor. Engelsiz Filmler Festivali ile kurulan stratejik ortaklık sayesinde, 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan festival, kapsayıcı sinema anlayışını merkeze alarak önemli bir dönüşüme ev sahipliği yapacak. Bu özel girişim, kültür ve sanat etkinliklerinde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi amaçlarken, Antalya'daki sinema tutkunlarının çok daha geniş bir yelpazede sanatla buluşmasına olanak tanıyacak. Görme ve işitme engelli izleyicilerin sinema salonlarındaki deneyimlerini iyileştirmeyi hedefleyen bu adım, festivalin erişilebilirlik vizyonunu da bir üst seviyeye taşıyor.
Erişilebilir Gösterimlerde Ödüllü Yapımlar
Festival kapsamında izleyiciyle buluşacak olan filmler, sadece hikayeleriyle değil, sundukları teknik imkanlarla da dikkat çekiyor. 31 Ekim Cumartesi günü Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'nda ücretsiz olarak gerçekleştirilecek gösterimlerde, görme engelli izleyiciler için sesli betimleme, işitme engelli izleyiciler için ise ayrıntılı altyazı desteği sunulacak. Bu özel seçkide, 2025 Cannes Film Festivali'nden En İyi Senaryo ve Ekümenik Jüri Ödülü ile dönen, Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne imzalı Genç Anneler filmi saat 15.30'da beyaz perdeye yansıyacak. Film, genç annelerin sığınma evindeki yaşam mücadelelerini ve daha iyi bir gelecek kurma umutlarını konu alıyor. Aynı gün saat 12.30'da ise Reza Memari'nin yönettiği, Schlingel Çocuk ve Genç İzleyici Film Festivali'nde En İyi Uluslararası Uzun Metrajlı Çocuk Filmi ödülünü kazanan Şarkıcı Balina izleyicilerin beğenisine sunulacak.
Otizm Dostu Bir Sinema Deneyimi
Şarkıcı Balina filmi, erişilebilir formatının yanı sıra özel bir uygulama ile otizm dostu gösterim olarak da kurgulandı. Bu özel seans sırasında salonun ışıkları tamamen karartılmayıp loş bir seviyede tutulacak, ses düzeyi ise izleyicileri rahatsız etmeyecek şekilde optimize edilecek. Ayrıca, izleyicilerin hareket etme ve yeme-içme ihtiyaçlarını özgürce karşılayabileceği bir ortamın sağlanması, sinema deneyimini herkes için konforlu hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşım, sinema salonlarının sadece bir izleme alanı değil, aynı zamanda herkesin kendini rahat hissettiği kapsayıcı bir sosyal alan olması gerektiğini vurguluyor.
Erişilebilir Sinemanın Geleceği Konuşulacak
Gösterimlerin hemen ardından, sinema dünyasında erişilebilirlik konusunun derinlemesine ele alınacağı bir söyleşi gerçekleştirilecek. Be In! Erişilebilir Festivaller Ağı ve Engelsiz Filmler Festivali kurucuları Emrah Kalan ve Kıvanç Yalçıner'in katılımıyla düzenlenecek Bir arada Film İzlemek Mümkün! Erişilebilir Sinema başlıklı etkinlikte, Türkiye'den ve dünyadan başarılı erişilebilir sinema örnekleri masaya yatırılacak. Uzmanlar, erişilebilir sinemanın üretim süreçlerini, karşılaşılan zorlukları ve bu alandaki gelecekteki potansiyel gelişmeleri katılımcılarla paylaşacak. Bu söyleşi, festivalin sadece film izlenen bir yer değil, aynı zamanda toplumsal farkındalığın ve sanatın erişilebilirliği üzerine düşünce üretilen bir platform olduğunu da kanıtlıyor.