Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, siyasi arenadaki tansiyonun yükselmesinden dertli. Esnafın geçim derdiyle boğuştuğu bu dönemde, siyasi polemiklerin vatandaşın huzurunu kaçırdığını savunuyor.
SİYASETİN ODAĞI DEĞİŞMELİ
Ebedinoğlu, siyasi rekabetin demokrasinin bir parçası olduğunu kabul ediyor ancak kullanılan dilin toplumu kutuplaştırdığını düşünüyor. Ona göre, Türkiye’nin bugün yeni tartışmalara değil; üretim, istihdam ve refahı artıracak somut projelere ihtiyacı var. Esnaf ise yüksek maliyetler ve finansmana erişim engelleri nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor.
PEKİ BU DURUM KİMİ NASIL ETKİLİYOR
Sen sabah dükkanını açtığında ya da işe giderken duyduğun kavga haberleri, ekonomideki belirsizliği körüklüyor. Ebedinoğlu, siyasetin enerjisini kısır çekişmelere değil, vatandaşın gerçek sorunlarına harcaması gerektiğini hatırlatıyor. Eğer siyaset dili yumuşamazsa, esnafın ekonomik istikrar beklentisi daha uzun süre karşılıksız kalabilir.
BUNDAN SONRA NE OLUR
Siyasi aktörlerin bu çağrıya nasıl yanıt vereceği merak konusu. Eğer siyaset, kutuplaştıran dil yerine çözüm odaklı bir rotaya girerse, piyasalarda güven ortamı yeniden tesis edilebilir. Aksi halde, esnafın çarşıdaki geçim mücadelesi zorlaşmaya devam edecek.