İşçi Partisi içindeki derin çatlaklar ve peş peşe gelen istifaların ardından Keir Starmer, Downing Street'teki görevinden ayrıldığını resmen açıkladı.
Birleşik Krallık siyasetinde uzun süredir beklenen ancak her defasında reddedilen istifa haberi sonunda geldi. Yerel seçimlerde alınan ağır yenilginin ardından başlayan siyasi türbülans, kabine üyelerinin de dahil olduğu geniş çaplı bir başkaldırıya dönüşünce Keir Starmer için yolun sonu göründü. Başbakan, Downing Street 10 Numara'da yaptığı kısa açıklamada görevinden çekildiğini duyurarak İngiltere'de yeni bir dönemin kapısını araladı.
Siyasi baskı zirveye ulaştı
Starmer üzerindeki baskı, özellikle Jeffrey Epstein ile bağlantılı olduğu iddia edilen Peter Mandelson'un Washington Büyükelçisi olarak atanmasıyla tavan yapmıştı. Verilen sözlerin tutulmaması ve parti içindeki huzursuzluğun büyümesi, yaklaşık 200 İşçi Partili siyasetçinin açıkça değişim talep etmesine yol açtı. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood ve Enerji Bakanı Ed Miliband gibi kilit isimlerin de liderlik değişikliğini desteklemesi, Starmer'ın siyasi manevra alanını tamamen daralttı.
Trump'ın kehaneti gerçek oldu
Süreci yakından takip eden ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlarla Starmer'ın istifa edeceğini günler öncesinden işaret etmişti. İngiltere'nin enerji ve göç politikalarını sert bir dille eleştiren Trump'ın bu çıkışı, İngiliz kamuoyunda "dış müdahale" tartışmalarını alevlendirse de, yaşanan gelişmeler Trump'ın öngörüsünü doğruladı.
Yeni lider arayışları hız kazandı
Starmer'ın vedasıyla birlikte İşçi Partisi'nde gözler potansiyel adaylara çevrildi. Parti tabanında güçlü bir karşılığı olan Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, liderlik koltuğu için en kuvvetli aday olarak öne çıkıyor. Öte yandan, eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ve Wes Streeting gibi isimlerin de parti içi dengeleri gözeterek adaylıklarını açıklaması bekleniyor.
Hukuk kökenli bir siyasetçiydi
2024 seçimleriyle iktidara gelen Keir Starmer, savcılık geçmişi ve merkezci siyasi vizyonuyla dikkat çekmişti. 2020 yılında devraldığı İşçi Partisi'ni Brexit sonrası süreçte yeniden yapılandırmaya çalışan Starmer, hem AB yanlısı geçmişi hem de iktidar dönemindeki temkinli duruşuyla İngiliz siyasi tarihine tartışmalı bir figür olarak geçti. Şimdi ise İngiltere, yeni başbakanını belirlemek üzere erken bir liderlik yarışına hazırlanıyor.