Doğu Karadeniz’in serin sularında yetiştirilen somonlar, 7 aylık deniz yolculuğunun ardından sofralara ulaşmaya hazır hale geldi. 13 ay tatlı suda başlayan üretim süreci, Karadeniz’in kafeslerinde tamamlanıyor ve dünya mutfaklarına gönderiliyor.
Denizden dünyaya uzanan rota
Türk somonu, 20 aylık bir üretim döngüsünün ürünü. Balıklar, Eylül ve Ekim aylarında barajlardan Karadeniz’deki kafeslere alınıyor. Burada 23 derece şu sıcaklığına ulaşana kadar büyütülen balıklar, yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığa ulaştığında hasat ediliyor. Rusya, Japonya, Kanada ve Avrupa ülkeleri, bu balığın en büyük alıcıları arasında yer alıyor. Sektör, sadece yılın ilk üç ayında 13 bin 599 ton ihracat gerçekleştirerek 91 milyon doları kasasına koydu. Bu rakamlar, geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 14, değerde ise yüzde 8 artış anlamına geliyor.
İç piyasa neden önemli
Uzmanlar, Türk somonunun Omega 3 ve 6 değerleriyle Norveç somununa güçlü bir alternatif olduğunu belirtiyor. Ancak Türkiye'de kişi başı şu ürünleri tüketimi yıllık 7 kilogram seviyesinde kalıyor. Dünya ortalamasının 21 kilogram, gelişmiş ülkelerde ise 60 kilograma kadar çıktığı düşünülürse, yerli tüketimin artması sektörün ihracat üzerindeki baskısını hafifletebilir. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık ihracat hedefi koyan üreticiler, artık Türk tüketicisinin de bu lezzeti daha yakından tanımasını bekliyor. Teknolojik yatırımlarla dünya standartlarını yakalayan sektör, gastronomi dünyasında da kendine daha fazla yer edinmeyi hedefliyor.