Dünya genelinde yaşamı tehdit eden unsurların başında gelen kalp ve damar hastalıkları, modern tıbbın tüm ilerlemelerine rağmen ölümlerin en sık görülen nedeni olma özelliğini koruyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kutluhan Eren Hazır, kalp krizi riskinin bir kısmının biyolojik miras ve yaş gibi değiştirilemez faktörlere bağlı olduğunu, ancak bireylerin kendi ellerinde olan doğru yaşam alışkanlıkları ve düzenli takiplerle bu riski büyük oranda azaltabileceklerini vurguluyor. Kalp krizinin genellikle kalbi besleyen damarlardaki yağlı plakların çatlaması ve oluşan pıhtının damarı tıkamasıyla meydana geldiğini belirten Dr. Hazır, bazen damarlardaki ani kasılmaların da benzer bir tabloya yol açabildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür sağlık sorunlarının sadece kış aylarında değil, özellikle yazın artan sıcak hava dalgalarında da ciddi bir tehdit oluşturduğunu hatırlatarak, bireyleri daha bilinçli olmaya davet ediyor.
Hareketli yaşamın kalp sağlığına etkisi
Kalp sağlığını korumanın en etkili ve ulaşılabilir yollarından biri düzenli fiziksel aktivitedir. Uluslararası sağlık kılavuzları, kalp krizi riskini düşürmek adına haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapılmasını öneriyor. Dr. Hazır, bu hedefin haftanın beş günü yapılacak 30 dakikalık tempolu yürüyüşlerle kolayca karşılanabileceğini belirtiyor. Sadece hareket etmekle kalmayıp, tütün ürünlerinden tamamen uzak durmak, tansiyon ve kötü kolesterol seviyelerini kontrol altında tutmak, diyabet yönetimini ciddiye almak ve fazla kilolarla mücadele etmek, kalp krizi riskini önemli ölçüde aşağı çekiyor. Ayrıca kronik stres ve yetersiz uykunun da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten uzman, yoğun öfke, derin üzüntü veya ani duygusal stresin risk taşıyan kişilerde kalp krizini tetikleyebilecek birer kıvılcım görevi gördüğünü ifade ediyor.
Akdeniz tipi beslenme ile kalbinizi güçlendirin
Beslenme alışkanlıkları, kalp sağlığının temel taşlarından birini oluşturuyor. Dr. Hazır, Akdeniz tipi beslenme modelinin kalp koruyucu etkisine dikkat çekerek, sofralardaki ağırlığın bitkisel besinlere kaydırılması gerektiğini savunuyor. Günde iki veya üç porsiyon sebze ve meyve tüketiminin yanı sıra tam tahıllar ve baklagillerin öğünlerde daha fazla yer alması öneriliyor. Haftada bir veya iki kez somon ve sardalya gibi yağlı balıkların tüketilmesi, günlük yaklaşık 30 gram tuzsuz kuruyemiş alımı kalp sağlığı için oldukça faydalı görülüyor. Buna karşılık kırmızı et tüketiminin haftada yarım kilogramın altında tutulması, sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş etlerden, trans yağ içeren hazır gıdalardan ve şekerli içeceklerden kaçınılması büyük önem taşıyor. Günlük tuz tüketiminin bir tatlı kaşığını, yani 5 gramı geçmemesi ise tansiyon kontrolü için kritik bir eşik olarak kabul ediliyor.
Yaz aylarında kalp sağlığını koruma rehberi
Yaz mevsiminin getirdiği sıcaklıklar, kalp hastaları için ekstra dikkat gerektiren bir dönemdir. Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmek, kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı gibi özel durumu olanlar için hekim kontrolünde olmak kaydıyla hayati önem taşıyor. Saat 11.00 ile 16.00 arasında doğrudan güneş ışığından ve ağır fiziksel efordan kaçınmak, egzersizleri sabahın erken saatlerine veya akşamın serinliğine kaydırmak, açık renkli, hafif ve pamuklu giysiler tercih etmek, şapka kullanmak gibi basit önlemler hayat kurtarıcı olabiliyor. Ayrıca aşırı çay, kahve ve alkol tüketiminden uzak durulması gerektiği de hatırlatılıyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol veya ailede kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin, efor sırasında ortaya çıkan göğüste baskı, yanma, sıkışma hissi, nefes darlığı, çarpıntı veya bayılma gibi belirtileri asla hafife almamaları ve vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor.