İzmir, 30 Ekim 2020 tarihinde Seferihisar açıklarında meydana gelen ve kentin hafızasında derin izler bırakan 6.6 büyüklüğündeki depremin altıncı yıl dönümünde, olası bir felakete karşı hazırlık seviyesini ölçmek amacıyla devasa bir tatbikata sahne oldu. Kemalpaşa merkezli 6.7 büyüklüğünde bir deprem senaryosu üzerine kurgulanan Bölgesel Düzey Masabaşı ve Saha Deprem Tatbikatı, İzmir Valisi Süleyman Elban'ın sevk ve idaresinde gerçekleştirildi. Afet ve acil durumlara müdahale süreçlerinin tüm aşamalarının denendiği bu kapsamlı organizasyon, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) çerçevesinde destek illerin intikali ve yerel yönetimlerin afet süreçlerine katılımını optimize etmeyi hedefledi.
Sahada dev operasyon: 2 bin 198 personel görev başında
Tatbikatın saha ayağında, İzmir AFAD Arama ve Kurtarma Birliği'nin yanı sıra akredite edilmiş 36 kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu yer aldı. Operasyona destek vermek amacıyla Uşak, Denizli, Balıkesir ve Muğla'dan sevk edilen ekiplerle birlikte toplam 2 bin 198 personel, 1 helikopter ve 486 araç aktif görev üstlendi. Balçova, Buca ve Torbalı'daki enkaz alanlarında gerçekleştirilen arama kurtarma çalışmaları, gerçeği aratmayan görüntülere sahne oldu. Buca'daki enkaz bölgesinde incelemelerde bulunan Vali Elban, arama kurtarma köpeklerinin tespit ettiği yaralıların hava ve kara yoluyla tahliye edilme sürecini yakından takip etti.
Operasyonun kapsamı sadece enkaz çalışmalarıyla sınırlı kalmadı. Aliağa'da bir tesiste Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer (KBRN) olayına müdahale edilirken, Menemen'de çıkan yangın senaryosu kapsamında çiftlik hayvanlarının tahliyesi ve suda arama kurtarma faaliyetleri başarıyla icra edildi. Tatbikatın duygusal anları ise 30 Ekim 2020 depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaşın anılmasıyla yaşandı. Saat 14.51'de gerçekleştirilen saygı duruşu ve okunan Kur'an-ı Kerim, afet bilincinin önemini bir kez daha hatırlattı.
Dirençli şehirler için stratejik hamleler
Deprem öncesi hazırlıkların, afet sırası ve sonrasındaki süreçlerden çok daha kritik olduğunu vurgulayan Vali Süleyman Elban, şehirlerin ve binaların dirençli hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Son iki yılda ülke genelinde 450 bin konutun hak sahiplerine teslim edilmesinin, deprem sonrası süreçteki başarının bir göstergesi olduğunu belirten Elban, asıl hedefin kayıpları minimize etmek olduğunu ifade etti. Su yataklarının boş bırakılması, bina kalitesinin artırılması ve zemin durumuna uygun planlama yapılması gerektiğini söyleyen Vali, önceden alınan tedbirlerin doğa olaylarını felakete dönüşmekten kurtaracağını belirtti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise şehrin afetlere karşı hazırlanması noktasında kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Sorunlu yapıların kentsel dönüşümü için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli bir çalışma yürüttüklerini belirten Tugay, İzmir'i çok yakın bir gelecekte afetlere karşı çok daha dirençli bir yapıya kavuşturmayı hedeflediklerini dile getirdi. AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da Bayraklı'da inşa edilen 5 bin konutun güvenliğine vurgu yaparak, yıl sonuna kadar farklı ilçelerde 21 bin sosyal konutun daha planlamasının gerçekleşeceğini müjdeledi.
Kurumlar arası tam koordinasyon
Tatbikatın yönetim merkezi olan AFAD İl Müdürlüğü'nde, İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürü Nazif Ekinci'nin brifingiyle başlayan süreç, Vali Elban'ın depremden etkilenen ilçe kaymakamlarıyla kurduğu video konferans bağlantılarıyla devam etti. Bu yöntemle sahadaki son durum anlık olarak takip edildi ve müdahale süreçleri koordine edildi. Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Korgeneral Zorlu Topaloğlu da Türk Silahlı Kuvvetlerinin her zaman desteğe hazır olduğunu belirterek, tüm imkanlarıyla halkın hizmetinde olduklarını yineledi. Tatbikat, afet yönetiminde kurumlar arası uyumun ve hazırlıklı olmanın, olası bir felaketin sonuçlarını hafifletmedeki hayati rolünü bir kez daha kanıtlamış oldu.