Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan güncel veriler, Muğla gayrimenkul piyasasının son iki ay içerisinde önemli bir hareketlilik sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Ağustos ayında bin 720 seviyesinde seyreden konut satış rakamları, Ekim ayı itibarıyla bin 952 adede ulaşarak yüzde 13,5 oranında bir büyüme sergiledi. Bu dönemde gerçekleşen satışların 616 adedi ilk el konutlardan oluşurken, bin 336 adet konut ise ikinci el piyasasında el değiştirdi.
Yabancı yatırımcıların Muğla tercihi
Bölgedeki en çarpıcı yükseliş ise yabancı ülke vatandaşlarına yapılan satışlarda gözlendi. Ağustos ayında 32 konutun yabancılara satıldığı Muğla'da, Ekim ayında bu sayı 46'ya yükselerek yüzde 43,8 oranında bir artış kaydetti. Verilere göre, Muğla'dan mülk edinme konusunda Birleşik Krallık vatandaşları 19 konutla ilk sırada yer alırken, onları 11 konutla Rusya Federasyonu vatandaşları takip etti. Almanya vatandaşları 4 konutla üçüncü sırada bulunurken, Fransa ve Özbekistan vatandaşları 3'er, Hollanda vatandaşları ise 2 konut satın alarak listeye dahil oldu. İrlanda, Danimarka, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri vatandaşları da birer konut alımıyla piyasadaki çeşitliliği destekledi.
Ticari gayrimenkulde hareketlilik
Konut piyasasındaki bu canlılık, iş yeri satışlarına da benzer bir ivmeyle yansıdı. Ağustos ayında 223 adet olan iş yeri satış rakamı, Ekim ayı verilerinde 234'e yükseldi. Söz konusu ticari mülklerin 52 adedi ilk elden, 182 adedi ise ikinci el piyasasından alıcı buldu. Muğla'nın hem konut hem de ticari alanlardaki bu istikrarlı yükselişi, bölgenin yatırımcılar için cazibesini koruduğunu kanıtlar nitelikte.
Piyasa dinamikleri güçleniyor
Genel tabloya bakıldığında, Muğla'nın hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar için güvenli bir liman olma özelliğini sürdürdüğü görülüyor. Özellikle yabancıların konut alımındaki yüksek artış oranı, bölgenin turistik ve ekonomik değerinin uluslararası arenada karşılık bulduğunu gösteriyor. İlk el ve ikinci el konut satışlarındaki dengeli dağılım, piyasanın kendi iç dinamikleriyle sağlıklı bir şekilde büyüdüğüne işaret ediyor. Önümüzdeki aylarda bu hareketliliğin nasıl bir seyir izleyeceği ise sektör temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor.