Havadis | Sivas | Sivas Ulu Camii'nin 8 asırlık sırrı gün yüzüne çıktı: Minaredeki yeşil çanakların gizemi çözüldü

Sivas Ulu Camii'nin 8 asırlık sırrı gün yüzüne çıktı: Minaredeki yeşil çanakların gizemi çözüldü

Anadolu Selçuklu mirası Sivas Ulu Camii'nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları, minarede bulunan gizemli yeşil çanakların gerçek kullanım amacını ortaya koydu. Tarihi yapının dokusuna işlenen bu estetik detay, uzmanların incelemeleriyle netleşti.

Anadolu Selçuklu mirası Sivas Ulu Camii'nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları, minarede bulunan gizemli yeşil çanakların gerçek kullanım amacını ortaya koydu. Tarihi yapının dokusuna işlenen bu estetik detay, uzmanların incelemeleriyle netleşti.

Sivas Ulu Camii'nin 8 asırlık sırrı gün yüzüne çıktı: Minaredeki yeşil çanakların gizemi çözüldü
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sivas kent merkezinde yükselen ve 830 yıllık köklü geçmişiyle Anadolu'nun en önemli Selçuklu eserlerinden biri kabul edilen Sivas Ulu Camii, tarihinin en kapsamlı restorasyon sürecinden geçiyor. Yaklaşık 14 ay önce ibadete kapatılarak başlatılan bu titiz çalışma, yapının hem temelden güçlendirilmesini hem de yıllar içinde maruz kaldığı hatalı müdahalelerden arındırılmasını hedefliyor. Restorasyonun en dikkat çekici aşamalarından biri ise caminin simgesi haline gelen, Pisa Kulesi'ni andıran eğik minaresinde yürütülen konservasyon çalışmaları sırasında yaşandı. Uzman ekipler, minarenin şerefe kısmında yer alan ve uzun süredir merak konusu olan yeşil renkli porselen çanakları keşfetti.

Mimari estetiğin gizli parçaları

Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, 1196-1197 yıllarında Kızılarslan Bin İbrahim tarafından Kul Ahi'ye inşa ettirilen bu tarihi yapı, 1213 yılında eklenen eğik minaresiyle mimari bir fenomen olarak kabul ediliyor. Kuzey rüzgarlarının etkisiyle 1 metre 10 santimetrelik bir eğime sahip olan minare, modern teknolojilerle sürekli izlenerek güvenliği sağlanıyor. Restorasyon sürecinde minarenin gövdesinde bulunan yeşil renkli çanakların, aslında dönemin mimari estetiğini yansıtan birer süsleme unsuru olduğu anlaşıldı. Uzmanlar, genellikle firuze renginin tercih edildiği bu tür süslemelerde, Sivas Ulu Camii'ne özel olarak yeşil tonların seçildiğini ve bu seramik kapların minarenin görsel zenginliğini artırmak amacıyla yerleştirildiğini belirtti.

Tarihi doku aslına uygun şekilde korunuyor

Sivas Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, restorasyonun sadece bir onarım değil, aynı zamanda bir koruma projesi olduğunu vurguladı. Çalışmalar kapsamında caminin tavanında bulunan ve yapıya yük bindiren bin 100 tonluk betonarme eklentinin kaldırıldığını belirten Çalışkan, orijinal ahşap lamine parkelerin döşenmesiyle yapının özgün kimliğine kavuşturulduğunu ifade etti. Minaredeki çalışmaların da büyük bir hassasiyetle sürdüğünü belirten yetkililer, yıldırım düşmesi sonucu zarar gören bölümlerin ve zamanla yıpranan tuğla örgülerinin aslına uygun şekilde onarıldığını kaydetti. Ayrıca, minarenin gövdesinde yer alan ve kufi yazı stiliyle işlenmiş Ahzab suresi 40. ayetin silinmeye yüz tutmuş kısımları, orijinal ölçü ve yazı karakteri korunarak yeniden işleniyor.

Gelecek nesillere aktarılacak bir miras

Restorasyon sürecinde hızdan ziyade orijinalliğin ön planda tutulduğunu belirten Mehmet Ali Çalışkan, hedeflerinin eseri en doğru tekniklerle geleceğe taşımak olduğunu dile getirdi. Sivas Ulu Cami Vakfı'nın sponsorluğunda yürütülen bu devasa proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün denetiminde ilerliyor. Çalışmaların 2028 yılı içerisinde tamamlanması ve caminin Ramazan ayı ile birlikte yeniden ibadete açılması planlanıyor. Sivas'ın kültürel mirasının en önemli parçalarından biri olan bu cami, restorasyonun ardından hem mimari yapısı hem de gün yüzüne çıkarılan detaylarıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız