TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Mehmet Muş başkanlığında 2027 yılı bütçe görüşmeleri için bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hükümetin hazırladığı 25'inci bütçeyi sunarken, bu metnin sadece bir harcama planı değil, aynı zamanda Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendiren bir dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi olduğunu ifade etti. Görüşmelerin başında muhalefet kanadından gelen usul tartışmaları ve sermaye piyasalarındaki güncel gelişmelere dair eleştiriler dikkat çekerken, Yılmaz hükümetin kararlı duruşunu vurgulayan bir konuşma yaptı. Yılmaz, son çeyrek asırda elde edilen ekonomik kazanımların temelinde siyasi istikrar ve milletin desteğinin yattığını belirterek, gelecek hedeflere ulaşmada en büyük dayanaklarının yine millet iradesi olacağını dile getirdi.
Ekonomik hedeflerde tarihi eşikler
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2026 yılını tamamlarken üç önemli tarihi eşiği geride bırakmayı hedeflediğini açıkladı. Bu hedefler arasında milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon doların üzerine çıkması, kişi başına düşen gelirin 20 bin dolar sınırını aşması ve Türkiye'nin yüksek gelir grubu ülkeler kategorisine girmesi yer alıyor. 2028 yılına gelindiğinde ise milli gelirin 2 trilyon dolar seviyesini aşması öngörülüyor. Kişi başına düşen milli gelirin 2025 yılında 18 bin 103 dolar seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu rakamın 2028 yılı sonunda 23 bin 419 dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin AB ülkeleriyle yakınsama sürecinin devam ettiğini ve kişi başına düşen gelirin AB ortalamasına oranının 2027 yılında yüzde 70,4 seviyesine çıkacağını ifade etti.
Yapısal dönüşüm ve arz güvenliği
Bütçenin temel dayanaklarını fiyat istikrarı, mali disiplin ve dezenflasyon sürecinin desteklenmesi olarak tanımlayan Yılmaz, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde arz güvenliğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle gıda ve enerji alanında dış şoklara karşı direnci artırmak için yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılacağını belirten Yılmaz, konut arzını artırmaya yönelik sosyal konut projelerinin enflasyonla mücadelede kritik bir rol oynayacağını kaydetti. Büyüme oranlarına ilişkin güncellemeleri de paylaşan Yılmaz, 2026 yılı için büyüme tahmininin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini, ancak işsizlik oranının yüzde 8,1 seviyesine gerilemesinin beklendiğini ifade etti. Verimlilik odaklı politikalarla potansiyel büyümenin artırılması hedeflenirken, 2027 yılında yüzde 4,2, 2028 yılında yüzde 4,6 ve program dönemi sonunda yüzde 5 büyüme hedefleniyor.

Sermaye piyasalarında güven tazeleme
Komisyon görüşmelerinde gündeme gelen yatırım fonlarındaki sorunlara da değinen Yılmaz, bu durumun finansal sistemin sınırlı bir alanında yaşandığını belirtti. Fon Koordinasyon Kurulu'nun yoğun bir mesai harcadığını ve gerekli adli, idari tedbirlerin alındığını vurgulayan Yılmaz, yatırımcı haklarının korunmasının öncelikleri olduğunu ifade etti. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla birlikte ön ödemelere hızla başlanacağını belirten Yılmaz, sermaye piyasalarının bu süreçten güçlenerek çıkacağına inandığını söyledi. Yatırımcı ile manipülatör ayrımının titizlikle yapılacağını belirten Yılmaz, piyasaların ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Görüşmeler, bütçenin detaylarının tartışılmasıyla devam ederken, hükümetin önümüzdeki dönemde izleyeceği maliye ve para politikaları arasındaki eşgüdümün önemi bir kez daha altı çizilerek vurgulandı.