Türkiye, sağlık teknolojilerinde devrim niteliğinde bir atılıma imza atarak kanserle mücadelede ezber bozan üç yeni yerli ürünü tanıttı. 12’nci Türk Tıp Dünyası Kurultayı kapsamında kamuoyuna duyurulan Herediter ve OncoTR kitleri ile cellsway mikroakışkan sistem, kanserin henüz bireyde klinik belirti göstermeden tespit edilmesine olanak tanıyor. TÜSEB bünyesindeki Türkiye Kanser Enstitüsü tarafından geliştirilen bu teknolojiler, sadece ekonomik bir çözüm sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kanser yönetiminde kişiselleştirilmiş tedavi süreçlerini de beraberinde getiriyor.

Genetik yatkınlık tek bir tüp kanla ortaya çıkıyor
Uzmanlar, kanser vakalarının yaklaşık yüzde 10 ile 12’sinin ailesel geçiş gösterdiğine dikkat çekiyor. Geliştirilen Herediter genetik test kiti, birinci veya ikinci derece akrabalarında kanser öyküsü bulunan bireylerin, bu hastalığa karşı genetik bir yatkınlığa sahip olup olmadığını tek bir tüp kan örneğiyle analiz edebiliyor. Özellikle 15 farklı kanser türü için riskleri tahmin edebilme potansiyeline sahip olan bu sistem, bireyde henüz hiçbir tümör oluşumu yokken yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek riskleri önceden tanımlıyor. Bu sayede hastalar, daha sık doktor kontrolü ve koruyucu önlemlerle kanser gelişmeden hastalığın önüne geçebilecek bir sürece dahil ediliyor.

2027 yılında hastanelerde aktif kullanıma geçilecek
Türkiye Kanser Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Burak Civelek, geliştirilen yerli kitlerin uluslararası muadillerinden daha hassas ve maliyet açısından daha erişilebilir olduğunu vurguladı. Prototip çalışmaları tamamlanan ve validasyon süreçleri başarıyla yürütülen bu teknolojilerin, Sağlık Bakanlığı ile yapılacak protokoller çerçevesinde 2027 yılının ilk yarısında Şehir Hastaneleri başta olmak üzere eğitim araştırma ve üniversite hastanelerinde vatandaşların hizmetine sunulması planlanıyor. Yazılım altyapısı dahil tamamen yerli imkanlarla üretilen bu sistemler, Türkiye’nin sağlık alanındaki teknolojik dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Solid biyopsi yerine kan testiyle takip dönemi
Tanıtılan teknolojilerden bir diğeri olan cellsway mikroakışkan sistem ise kanser hastalarının tedavi sürecini kökten değiştiriyor. ODTÜ iş birliğiyle geliştirilen bu teknoloji, tümör dokusundan kana karışan hücrelerin izolasyonunu sağlayarak, hastaların her defasında zorlu ve invaziv olan solid biyopsi yöntemlerine başvurma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Doç. Dr. Ebru Özgür, bu yöntemin hastaların kanser gidişatını çok daha sık ve basit bir kan testiyle takip etmelerine imkan tanıdığını belirtiyor. Ayrıca, radyasyon yayan PET gibi görüntüleme sistemlerine olan ihtiyacı da azaltması beklenen bu yenilikçi yaklaşım, hastaların tedaviye verdiği yanıtın anlık olarak gözlemlenmesini sağlayarak kişiselleştirilmiş tedavi seçeneklerinin önünü açıyor.