Havadis | Yaşam | Bir lokma ekmek bile işkenceye dönüştü: 5 yıldır açlık hissini unutan genç annenin çaresizliği

Bir lokma ekmek bile işkenceye dönüştü: 5 yıldır açlık hissini unutan genç annenin çaresizliği

Diyarbakır'da yaşayan 29 yaşındaki Kübra Aygül, 2021 yılında geçirdiği COVID-19 sonrası hayatını kabusa çeviren nadir bir durumla karşı karşıya kaldı. Beş yıldır hiçbir açlık hissi duymayan ve yemek yiyemediği için çocuklarına bakmakta zorlanan genç kadın, tıbbi bir çözüm arıyor.

Diyarbakır'da yaşayan 29 yaşındaki Kübra Aygül, 2021 yılında geçirdiği COVID-19 sonrası hayatını kabusa çeviren nadir bir durumla karşı karşıya kaldı. Beş yıldır hiçbir açlık hissi duymayan ve yemek yiyemediği için çocuklarına bakmakta zorlanan genç kadın, tıbbi bir çözüm arıyor.

Bir lokma ekmek bile işkenceye dönüştü: 5 yıldır açlık hissini unutan genç annenin çaresizliği
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki Kübra Aygül, 2021 yılında geçirdiği COVID-19 enfeksiyonunun ardından hayatının akışını tamamen değiştiren, tıp dünyasında nadir görülen bir durumla karşı karşıya kaldı. Genç kadın, virüsü atlattıktan sonra vücudunun en temel sinyallerinden biri olan açlık hissini tamamen kaybetti. Aradan geçen beş yıla rağmen bu durumun düzelmemesi, Aygül'ü fiziksel olarak tükenme noktasına getirirken, iki küçük çocuğuna annelik yapma çabasını da imkansız hale getirdi. Günlerini sadece hayatta kalabilmek adına zorla tükettiği bir miktar ayran ve ekmekle geçiren Aygül, yaşadığı bu gizemli sağlık sorunu karşısında çaresizce bir çıkış yolu arıyor.

Tıbbi tetkiklerin sonuçsuz kaldığı beş yıllık mücadele

Yaşadığı durumu anlatırken kelimelerin kifayetsiz kaldığını belirten Aygül, ilk başlarda bu kaybın geçici bir yan etki olduğunu düşündüğünü ifade ediyor. Ancak aylar ve yıllar birbirini kovaladıkça, vücudunun yemek yeme isteğini tamamen reddettiğini fark etti. Sürekli olarak tok hissettiğini ve sofraya oturduğunda yemek kokularının bile midesini bulandırdığını dile getiren genç anne, lokmaların boğazında düğümlendiğini ve yutkunmakta dahi zorlandığını belirtiyor. Bu süreçte çalmadık kapı bırakmayan Aygül, gastroenterolojiden dahiliyeye, psikiyatriden cerrahi bölümlere kadar pek çok farklı uzman hekime başvurdu. Yapılan endoskopi, kolonoskopi ve sayısız kan tahlili sonucunda ise doktorlar herhangi bir fiziksel bulguya rastlayamadı. Çölyak hastalığı gibi olası teşhisler de testlerle elenince, genç kadın tıbbi bir boşlukta yaşam mücadelesi vermeye devam etti.

Çocuklarına bakamamanın getirdiği derin vicdan azabı

Fiziksel güçsüzlüğün ötesinde, Aygül'ü en çok yaralayan durum ise sekiz ve beş yaşlarındaki iki çocuğuna karşı olan sorumluluklarını yerine getirememek. Kendi bedenini ayakta tutmakta bile zorlanan genç anne, günlük ev işlerini ve çocuklarının bakımını üstlenemediği için büyük bir üzüntü yaşıyor. Bu zorlu süreçte en büyük desteği yaşlı annesinden ve kardeşlerinden gören Aygül, onların yardımı olmasa hayatını idame ettiremeyeceğini vurguluyor. Yemek yemenin tadını ve hazzını neredeyse tamamen unuttuğunu belirten Aygül, sadece ölmemek için zorla tükettiği gıdaların artık bir beslenme değil, bir hayatta kalma ritüeli haline geldiğini ifade ediyor.

Uzmanlardan ve benzer durumdaki hastalardan yardım bekliyor

Beş yıldır süren bu belirsizliğin artık son bulmasını isteyen Kübra Aygül, sesini duyurabilmek için yetkililere ve tıp dünyasına çağrıda bulunuyor. Kendi yaşadığına benzer bir süreci atlatmış olan kişilerin tecrübelerine ihtiyaç duyduğunu belirten Aygül, teşhis konulamayan bu durumun bir an önce aydınlatılmasını umut ediyor. Yemek yiyebildiği, çocuklarıyla normal bir hayat sürebildiği günlerin özlemini çeken genç kadın, devletin ve uzman hekimlerin kendisine el uzatmasını bekliyor. Tıbbi literatürde henüz bir karşılık bulamayan bu durum, genç bir annenin hayatını her geçen gün daha da zorlaştırırken, Aygül'ün tek isteği yeniden sağlıklı bir şekilde sofraya oturabilmek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız