Giresun'un Alucra ilçesine bağlı Tepeköy'de yaşayan Ali Kaymakçı, modern tarım yöntemlerinin uzağında, tamamen geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü üretim faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Başlangıçta sadece kendi ailesinin sağlıklı un ihtiyacını karşılamak amacıyla küçük bir alanda ata tohumu yazlık buğday ekimi yapan Kaymakçı, elde ettiği ürünün kalitesiyle çevresindekilerin dikkatini çekmeyi başardı. Bugün ise bu küçük çaplı girişim, bölgedeki doğal beslenme arayışına yanıt veren önemli bir yerel üretim modeline evrilmiş durumda.
Geleneksel yöntemlerle gelen lezzet
Kaymakçı'nın üretim sürecindeki en temel prensibi, toprağın doğallığını bozmamak üzerine kurulu. Yetiştirdiği buğdaylarda hiçbir şekilde kimyasal gübre kullanmayan üretici, Alucra'nın kendine has iklim ve toprak yapısının geleneksel tarım için ne kadar elverişli olduğunu bizzat kanıtlıyor. Hasat edilen buğdaylar, modern fabrikalardan geçmek yerine Subaşı köyünde bulunan tarihi su değirmenine götürülüyor. Burada suyun gücüyle öğütülen buğdaylar, besin değerini koruyan doğal bir una dönüşerek sofralara ulaşıyor.
Komşuların talebi üretimi büyüttü
İlk hasadın ardından elde edilen unun lezzetini fark eden komşuları, Kaymakçı'dan kendi ihtiyaçları için de üretim yapmasını talep etti. Bu yoğun ilgi karşısında üretim kapasitesini genişletme kararı alan Kaymakçı, ata tohumlarının yaşatılması ve yerel üretimin sürdürülebilirliği konusunda önemli bir adım atmış oldu. Artık sadece kendi ailesi için değil, doğal ve sağlıklı un arayışında olan tüm köy sakinleri için de üretim yapan Kaymakçı, bu sayede geleneksel tarım yöntemlerinin bölgede yeniden canlanmasına katkı sağlıyor.
Toprağın bereketi doğru tohumla buluşuyor
Ali Kaymakçı, Alucra topraklarının doğru tohum seçimi ve yeterli emekle çok verimli ürünler verebileceğine inanıyor. Köy yaşamında üretimin ve doğal beslenmenin önemine vurgu yapan üretici, ata tohumlarının korunmasının gelecek nesiller için bir sorumluluk olduğunu belirtiyor. Kendi ihtiyacı için çıktığı bu yolda, çevresinden gelen taleplerle birlikte bir dayanışma örneği sergileyen Kaymakçı, geleneksel tarım yöntemlerini sürdürerek hem ailesinin hem de talep eden köy sakinlerinin un ihtiyacına katkı sağlamaya devam ediyor. Bölge halkı için bu un, sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda geçmişin lezzetini bugüne taşıyan bir köprü niteliği taşıyor.