Türkiye'nin su kaynakları üzerindeki baskı, iklim değişikliği ve artan tüketimle birlikte hiç olmadığı kadar belirginleşti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, son verilerin Türkiye'nin artık su stresi altında bir ülke olduğunu kanıtladığını vurgulayarak, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.297 metreküpe kadar gerilediğini açıkladı. Bu tablo, suyun sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda ulusal bir beka meselesi olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bakan Yumaklı, suyun artık yönetilmesi gereken stratejik bir eksen olduğunu belirterek, tüm sektörlerin bu yeni gerçekliğe göre yeniden planlanması gerektiğinin altını çizdi.
Stratejik bir beka meselesi olarak su yönetimi
Bakan Yumaklı, suyun sadece tarım veya sanayi için değil, yaşamın devamlılığı için vazgeçilmez bir unsur olduğunu hatırlatarak, dünyadaki tatlı su kaynaklarının sınırlılığına dikkat çekti. Yaklaşık 2,2 milyar insanın temiz suya erişim sorunu yaşadığı bir dünyada, Türkiye'nin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu ifade eden Yumaklı, Falkenmark Su Stres Endeksi'ne göre 1.300 metreküp sınırının altına düşülmesinin, ülkenin su stresi kategorisine girdiğini gösterdiğini belirtti. Yağış rejimlerindeki düzensizlikler, seller ve taşkınlar gibi iklim değişikliğinin getirdiği olumsuz etkilerin artık günlük hayatın bir parçası haline geldiğini söyleyen Bakan, suyun nerede, ne kadar ve hangi saflıkta bulunabileceğinin asıl mesele haline geldiğini vurguladı. Bu kapsamda, su verimliliği seferberliğinin sıfır atık vizyonuyla birleştirilerek küresel bir gündem haline getirilmesi hedefleniyor.
Sapanca Gölü için 25,5 milyar liralık kurtarma operasyonu
Türkiye'nin su güvenliğini sağlamak adına atılan en somut adımlardan biri, Sapanca Gölü Eylem Planı oldu. Bakan Yumaklı, gölün mevcut durumunun kötüleşmesi halinde Kocaeli ve Sakarya gibi sanayi merkezlerinin ciddi bir susuzluk riskiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, bu havza için 5 yıl sürecek 25,5 milyar liralık devasa bir yatırım planını devreye aldıklarını duyurdu. Bu yatırımla, havzaya yıllık yaklaşık 114 milyon metreküplük ek su kazandırılması hedefleniyor. İklim değişikliği projeksiyonlarına göre bölgedeki sıcaklık artışının 4 dereceyi bulabileceği ve yağışların azalacağı öngörülürken, yapay zeka destekli karar mekanizmalarıyla gölün ekosisteminin korunması amaçlanıyor. Ballıkaya Barajı gibi yeni projelerin devreye girmesiyle, göl üzerindeki baskının azaltılması ve su kayıp-kaçak oranlarının yüzde 25'e düşürülmesi planlanıyor.
Tarımsal üretimde su odaklı yeni dönem
Türkiye'deki su tüketiminin yüzde 77'sinin tarımsal faaliyetlerden kaynaklandığını hatırlatan Bakan Yumaklı, üretim planlamasının su merkezli olarak yeniden kurgulandığını ifade etti. Çiftçilerin bu yeni plana olan desteğinin önemine değinen Yumaklı, tarla içi sulama sistemlerine verilen yüzde 70 oranındaki hibe desteğinin devam edeceğini belirtti. Afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine vurgu yapan Bakan, 25 havzada taşkın yönetim planlarının tamamlandığını ve Sapanca Gölü'nü besleyen derelerde risk analizlerinin uygulamaya konulduğunu açıkladı. Artık konuşma devrinin geride kaldığını ve uygulama devrinin başladığını belirten Yumaklı, teknolojinin imkanlarından faydalanarak suyun her damlasının takip edileceği akıllı yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılacağını sözlerine ekledi.