Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu sert bir dille eleştirerek, ömrünü kamu hizmetine adamış bireylerin yaşamlarının son döneminde insanca bir hayat sürmelerinin en temel hakları olduğunu belirtti. Geylan, mevcut ekonomik koşulların emeklileri büyük bir geçim mücadelesine mahkum ettiğini ve bu durumun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Özellikle memur maaşlarına yapılan seyyanen zamların emekli maaşlarına yansıtılmamasının yarattığı adaletsizliğe dikkat çeken Geylan, bu durumun sadece emeklileri değil, tüm çalışma sistemini olumsuz etkilediğini vurguladı.
Emeklilikte maaş kaybı ve istihdam sorunu
Çalışma hayatı ile emeklilik dönemi arasındaki gelir farkının giderek açıldığını belirten Geylan, çalışan bir memurun emekli olduğunda maaşının neredeyse yüzde 45'ine kadar gerilediğini hatırlattı. Bu devasa uçurum nedeniyle yüzbinlerce memurun emekli olmaktan kaçındığını ifade eden Geylan, bu durumun zincirleme bir etki yarattığını dile getirdi. Deneyimli personelin emekli olamaması, devlet kapısında iş bekleyen genç memur adayları için yeni istihdam alanlarının açılmasını engelliyor. Geylan, bu tıkanıklığın aşılması için emekli maaşlarının iyileştirilmesinin sadece bir sosyal hak değil, aynı zamanda genç nesillerin önünü açacak bir zorunluluk olduğunu savundu.
Seyyanen zam ve refah payı beklentisi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarıyla gündeme gelen emekli zammı ve refah payı düzenlemelerine değinen Geylan, 2023 yılında memurlara verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zammın güncel değerinin 25 bin 100 liraya ulaştığını hatırlattı. Bu artışın emekli maaşlarına yansıtılmamasının kabul edilemez bir eşitsizlik doğurduğunu belirten Geylan, çözüm için somut bir yol haritası sundu. Öncelikle memur maaşlarına yapılan seyyanen artışın, emekli maaşlarına da aynı miktarda yansıtılması gerektiğini vurgulayan Geylan, enflasyon farkının tek başına bir zam anlamına gelmediğini, bunun sadece alım gücünün korunması olduğunu ifade etti.
Milli gelirden pay alma talebi
Enflasyon farkının ötesinde, kamu çalışanları ve emeklilerin milli gelirden hak ettikleri payı almaları gerektiğini savunan Geylan, refah payı uygulamasının hayata geçirilmesinin olmazsa olmaz bir adım olduğunu belirtti. Geylan, enflasyon oranında yapılan artışların aslında sıfır zam anlamına geldiğini, gerçek bir iyileştirme için refah payının şart olduğunu yineledi. Kamu çalışanlarının ve emeklilerin devletin sunduğu hizmetin temel taşı olduğunu hatırlatan Geylan, bu kesimlerin ekonomik refahının artırılmasının toplumsal huzur için kritik bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.