Küresel ısınmanın tetiklediği aşırı hava olayları kıta genelinde yaşamı felç ederken, termometrelerin 46 dereceyi gösterdiği Avrupa'da acil durum ilan edildi.
Dünya, iklim krizinin en sert yüzüyle karşı karşıya. Avrupa genelini etkisi altına alan ve "Ejder Sıcakları" olarak adlandırılan aşırı hava dalgası, sadece bir hafta içerisinde 2 bin 300'den fazla insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Fransa'da 46, Almanya'da 44 dereceye ulaşan sıcaklıklar, kıtada 100 milyondan fazla insanı doğrudan tehdit ediyor.
Sağlık sistemleri alarm veriyor
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerine çıkmasıyla birlikte Avrupa'nın sağlık altyapısı zorlanıyor. İngiltere'de ambulans servisleri tarihinin en yoğun günlerini yaşarken, Fransa'nın başkenti Paris'te günde 450 kişi hastanelere kaldırılıyor. İspanya'da ise durum çok daha vahim; son iki haftada 212 kişi hayatını kaybederken, günlük hastane başvuruları bini aştı. Uzmanlar, özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar için riskin her geçen saat arttığı konusunda uyarıyor.
Geceleri bile serinlemek mümkün değil
Sıcak hava dalgası sadece gündüzleri değil, geceleri de hayatı yaşanmaz kılıyor. Meteorologlar, sıcaklığın 20 derecenin altına düşmediği "tropikal gecelerin" sayısının arttığını belirtiyor. Nem ve yüksek sıcaklık birleşince, vatandaşlar için dinlenmek imkansız hale geliyor. Bilim insanları, yarım asır önce imkansız görülen bu sıcaklık değerlerinin artık yeni normal haline geldiğini vurguluyor.
Hükümetlerden peş peşe önlem hamleleri
Krizin büyümesi üzerine Avrupa ülkeleri radikal kararlar almaya başladı. Fransa, alkolün sıcakla birleşerek yarattığı sağlık risklerini azaltmak için sokaklarda alkol tüketimini yasakladı ve okullarda eğitime ara verdi. Almanya Demiryolları, seyahat planlarını değiştirmek isteyen yolcular için bilet iptallerini ücretsiz hale getiren "sıcak hava özel uygulaması"nı devreye soktu. İspanya'da ise işverenlere, çalışanlarını korumak adına evden çalışma modeline geçmeleri için çağrı yapıldı.
İklim değişikliği artık kapıda değil, içinde
Uzmanlar, bu felaketin temelinde fosil yakıt kullanımının yattığını belirtiyor. BM İklim Şefi Simon Stiell, kömür, petrol ve gaz kullanımına son verilmediği sürece bu tür aşırı hava olaylarının şiddetlenerek devam edeceğini ifade etti. Copernicus İklim Değişikliği Servisi ise bölgeyi etkisi altına alan "ısı kubbesi" fenomeninin, insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle çok daha yıkıcı bir hale geldiğine dikkat çekiyor.