İzmir iş dünyası, köklü bir geçmişe sahip aile şirketlerinin modern dünyada nasıl varlıklarını sürdürebileceklerini ve marka değerlerini gelecek kuşaklara nasıl aktarabileceklerini masaya yatırdı. Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), İzmir Reklamcılar Derneği (İRD) ve Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğiyle düzenlenen özel bir seminerde, aile şirketlerinin sadece birer ticari yapı değil, aynı zamanda birer güven ve itibar abidesi olduğu vurgulandı. Pazarlama Yönetimi ve Marka İletişimi Danışmanı Güven Borça'nın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, farklı sektörlerden gelen iş insanları, aile mirasını korurken değişime nasıl uyum sağladıklarını paylaştı.
Zamanın Ötesinde Bir Sermaye: Aile Şirketlerinde İtibar Yönetimi
EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, aile şirketlerinin sahip olduğu en büyük gücün zaman olduğunu belirterek, bu şirketlerin rakipler tarafından kolayca taklit edilemeyecek bir birikime sahip olduğunu ifade etti. Özhelvacı, sadece 40-50 yıllık bir geçmişe sahip olmanın günümüz dünyasında yeterli olmadığını, geçmişten gelen değerleri bugünün tüketicisinin beklentileriyle harmanlamanın kritik bir strateji olduğunu vurguladı. Aile isminin şirket markasıyla bütünleşmesinin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Özhelvacı, samimiyet ve şeffaflığın yeni nesil tüketiciler için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin ise başarının sadece büyüme rakamlarıyla ölçülemeyeceğini, asıl başarının değerleri koruyarak nesilden nesle aktarım sağlamak olduğunu dile getirdi.
Üretim Gücünden Küresel Marka Değerine Dönüşüm
İzmir Reklamcılar Derneği Başkanı Turusan Çiner, Türkiye'nin üretim kapasitesinin yüksek olduğunu ancak bu gücün küresel çapta markalara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti. Çiner, bir aile şirketinin geçmişinin bir miras olduğunu, ancak bu mirası ekonomik değere dönüştüren unsurun doğru kurgulanmış bir marka stratejisi olduğunu savundu. Markalaşmanın sadece reklam faaliyetlerinden ibaret olmadığını, şirketin tüm süreçlerini kapsayan bir yönetim biçimi olduğunu ifade eden Çiner, yeni nesillerin bu dönüşümde kilit rol oynadığını söyledi.
Sektörel Deneyimler ve Gelecek Vizyonu
Seminerin devamında, farklı sektörlerden gelen iş insanları kendi başarı hikayelerini ve karşılaştıkları zorlukları paylaştı. İTK İcra Kurulu Başkanı Yiğit Tatış, eğitim sektöründe markalaşmanın hassas bir denge gerektirdiğini ve franchising gibi hızlı büyüme modellerine karşı temkinli olduklarını belirtti. Sun Tekstil ve Ekoten Tekstil temsilcisi Ayşe Ünlütürk, dünya devi markalarla çalışmanın getirdiği disiplin ve ihracat odaklı büyüme süreçlerine değindi. Folkart Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Sancak ise ilaç sektöründen inşaat sektörüne geçiş süreçlerini anlatarak, premium konut arayışıyla başlayan yolculuklarının İzmir'de nasıl güçlü bir marka bilinirliğine dönüştüğünü aktardı. Moderatör Güven Borça ise markalaşma sürecinde nesiller arası anayasalaşmanın, yani aile içi kuralların netleştirilmesinin sürdürülebilirlik için hayati önem taşıdığını vurgulayarak oturumu noktaladı.