Adana'da yaşayan 26 yaşındaki Mustafa Tolun'un hayatı, bir anlık güvenle attığı imza ve paylaştığı bilgiler yüzünden altüst oldu. Genç adam, sadece bir banka kartı ve IBAN numarasını komşusuna vererek aslında kendi sonunu hazırladı. Bugün ise cezaevinden izinli çıkan bir mahkum olarak yaşadığı pişmanlığı anlatıyor.
Sanal bahis tuzağı nasıl kuruldu
Tolun, 2019 yılında komşusu ve çocukluk arkadaşının isteği üzerine banka bilgilerini paylaştı. Ona "yasa dışı bir iş değil, kart topluyoruz" dediler. Genç adam, çevresindeki diğer arkadaşlarının da bu işi yaptığını görünce şüphesini kaybetti. Ancak kısa süre sonra kendi adına açılan sahte hesaplar üzerinden ürün satılıp insanların dolandırıldığını fark etti. Hesaplar onun adına olduğu için tüm yasal sorumluluk da ona kaldı.
Hapis korkusuyla yurt dışına kaçtı
Toplam zararı 17 bin lira olan olaylar silsilesi sonucunda Tolun hakkında 7 ayrı dava açıldı. Genç yaşta hapse girmekten korkan Tolun, çözümü ABD’ye kaçmakta buldu. Ancak Interpol, hakkında arama kararı çıkardı ve ABD'de yakalanarak Türkiye'ye getirildi. Şu an 3 dosyadan 9 yıl 4 ay hapis cezası kesinleşmiş durumda. 4 ayrı dosyada ise yargılama süreci devam ediyor. Tolun, "Adalet Bakanlığı'nın paylaştığı fotoğraflarda 50 kişi arasında kendimi gördüm, yaşadıklarım hala çok garip" diyerek durumun vahametini özetliyor.
Senin için ders ne
Bu olay, dijital dünyada "bir şey olmaz" diyerek paylaştığın her bilginin senin adına nasıl suç makinesine dönüşebileceğini gösteriyor. Bir başkasına kullandırdığın IBAN veya internet bankacılığı şifresi, senin yasal sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Kendi kartınla yapılan her işlemin hukuki yükü doğrudan senin omuzlarına biniyor. Basit bir güven duygusu, yıllar sürecek bir hapis cezasına dönüşebiliyor.